Ağız satmak
Yapamayacağı bir işi yapacakmış gibi konuşmak.
Durmadan konuşmak.
Yapamayacağı bir işi yapacakmış gibi konuşmak.
Çok tatlı, hoşa gider biçimde konuşmak.
"Konuş, konuş hele; ağzından bal akıyor."
Sözlerini tartmadan, düşünmeden, öfke içinde, nere varacağını hesaplamadan konuşmak.
"İyice çıldırmış olmalısın. Çünkü ağzından çıkanı kulağın duymuyor."
Bir kimsenin bulunmadığı yerde onun hakkında ileri geri konuşmak, dedikodusunu yapmak, çekiştirmek.
"Adamın arkasından söylemeye utanmıyor musun?"
Yasaları çiğneyerek zalimce bir yöntem yürütmek.
Böyle yapacakmış gibi konuşmak.
Yapamayacağı şeyleri yapabilirmiş gibi konuşmak, yüksekten atmak.
Durmadan gezip dolaşan.
Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.
"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."
Bir söze karşılık vermekte gecikmemek, durmadan konuşmak.
Üstünlük taslayarak konuşmak.
Çok yüksek sesle konuşmak.
"Üst perdeden konuşmaya bayılır."
Söylenip durmak, hemen her şeyi eleştirip beğenmediğini söyleyerek durmadan konuşmak, etrafındakileri rahatsız etmek.
"Sus artık, vıdı vıdı edip kafamı...
Yüksek sesle konuşmak.
Meydan okurcasına sert konuşmak.
Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.
"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."