Deyimler
İletişim

"Çekip gitmek" deyiminin anlamı nedir?

Savuşmak, bırakıp gitmek, kimseye danışmadan ayrılmak.

"Aradığını bulamayınca çekip gitti."

Çekip gitmek deyimine benzer deyimler

Ağır gelmek

Yapılması güç gelmek.

Ağrına gitmek.

Gücüne gitmek, onuruna dokunmak.

Ağır gelmek

Astığı astık, kestiği kestik

Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.

Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...

Astığı astık, kestiği kestik

Basıp gitmek

Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.

"Öyle her aklına estiğinde basıp gidemezsin buradan."

Basıp gitmek

Başını alıp gitmek

Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.

"İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam başını alıp gitti."

Başını alıp gitmek

Başın sağ olsuna gitmek

Yakınlarından biri ölen kimseye

"sen sağ ol",

"üzüntünü paylaşırım" demeye gitmek.

"Baş sağlığı dilemek."

Başın sağ olsuna gitmek

Burnunu çekmek

Nefesini kullanarak sümüğünü burnunun yukarısına, geri çekmek.

Yoksun kalmak, umduğunu bulamamak, istediğini elde edememek, gayesine ulaşamamak.

"Müdürün...

Burnunu çekmek

Gücüne gitmek

Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.

"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."

Gücüne gitmek

Kirişi kırmak

Kaçıp gitmek, bulunduğu yerden gizlice ve çabucak ayrılmak.

"Kavga başlayınca kirişi kırarım diye düşündü."

Kirişi kırmak

Tere yağından kıl çeker gibi

Hiç kimseye zarar vermeden, çok kolaylıkla kimseye hissettirmeden, kimi sorumluluklardan kurtularak.

"Merak etme sen, tereyağından kıl çeker gibi halledecektir...

Tere yağından kıl çeker gibi

Yola çıkmak

Bir yere gitmek üzere bulunduğu yerden ayrılmak.

"Sabah erkenden yola çıkacaklarmış."

Yola çıkmak

Yoldan çıkmak

Bir taşıt bir sebeple yolundan ayrılmak, gitmez olmak.

Kötü yola sapmak, doğru yoldan ayrılmak, azgınlığa düşmek.

"Komşunun çocuğu iyice yoldan çıkmış, ne...

Yoldan çıkmak

Yüz üstü bırakmak

Tamamlanmamış bir durumda, yarı yolda bırakmak.

"İşleri yüz üstü bırakıp gitti."

Yüz üstü bırakmak