Ağzını havaya (poyraza) açmak
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Nefesini kullanarak sümüğünü burnunun yukarısına, geri çekmek.
Yoksun kalmak, umduğunu bulamamak, istediğini elde edememek, gayesine ulaşamamak.
"Müdürün yanına alınmayınca burnunu çekip gitti."
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak.
"Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar."
Bir kimseyi işini yaptırabilmek için pohpohlamak, gereğinden fazla överek istediğini elde etmeye çalışmak.
Giriştiği işte istediği sonucu elde edememek.
Umduğunu ele geçirememek, beklediğini elde edememek.
Bir yere istemeye istemeye, gönülsüz gitmek.
"Hoşlanmadığım bu insanların yanına yaklaştıkça ayaklarım geri geri gitmeye başladı."
Bir şeye sahip olmak.
Bir kimseyi kendi yanına çekmek.
"Onun gibi dürüstleri elde edemezsin, boşuna uğraşma."
Bir şeyi yitirmek, ondan yoksun kalmak.
"Bütün mal mülk bir hiç uğruna elden gitti."
Geri geri gitmek.
"Heyecanlanınca geri basmaya başladı."
Temiz havalı bir yere çıkarak dolaşmak, dinlenmek, ciğerlere temiz hava çekmek.
Eline bir şey geçmemek, umduğunu bulamamak.
İçine hava girmek.
"Haydi, kıra...
İstediğini elde edinceye kadar birinin yanına çok sık gidip gelmek.
Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak.
İki şey arasında kalmak.
(Bir şeyi) kimse üzerine almamak.
"Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada...