Adını vermek
Başvurduğu kimseye biri tarafından gönderildiğini söylemek.
Yakınlarından biri ölen kimseye
"sen sağ ol",
"üzüntünü paylaşırım" demeye gitmek.
"Baş sağlığı dilemek."
Başvurduğu kimseye biri tarafından gönderildiğini söylemek.
Yapılması güç gelmek.
Ağrına gitmek.
Gücüne gitmek, onuruna dokunmak.
Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.
"Aman dilemek."
Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.
"Nihayet düşman amana geldi."
Biri ile ilgili haber sormak.
Ziyaretine giderek bir kimseye karşı ilgi göstermek.
Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.
Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...
Birisiyle yarışmak, özellikle kendisinden üstün birisiyle yarış etmek.
"Sen benimle aşık atacak biri değilsin."
Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.
"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"
Sağ ayağını sol, sol ayağını sağ uyluğunun altına koyup oturmak.
Varlığı tedirginlik verici şey, rahatsız edici kimse.
"Sen ne baş ağrısı bir adammışsın meğer!"
Ölen kimsenin yakınlarına, acılarını paylaşma sözleri söylemek.
"Başın sağ olsuna gitmek."
"Var ol, sağ ol, ömrün uzun olsun" anlamında kullanılır.
Hiç kimseye zarar vermeden, çok kolaylıkla kimseye hissettirmeden, kimi sorumluluklardan kurtularak.
"Merak etme sen, tereyağından kıl çeker gibi halledecektir...