Ahret kardeşi
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Kaçıp gitmek, bulunduğu yerden gizlice ve çabucak ayrılmak.
"Kavga başlayınca kirişi kırarım diye düşündü."
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.
"Öyle her aklına estiğinde basıp gidemezsin buradan."
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Buzların erimeye ve kırılmaya, su hâline gelmeye başlaması.
Kişiler arasındaki dargınlığın, soğukluğun, kırgınlığın ve gerginliğin ortadan kalkmaya...
Önem ve değer verdiği, beğendiği bir şeye zarar gelecek diye çok korkmak, kaygılanmak.
"Araba çizilecek diye canı gidiyor."
Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.
"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...
Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...
Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.
"Utanmıyor musunuz bu kadar kişi içinde fiskos etmeye?"
Kaçmak, bulunduğu yerden arka arkaya doğru gitmek.
Karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.
"Düşmanın çokluğu...
Yetenekleri ve davranışları ile çevresinde, bulunduğu yerde sevgi ve güven kazanmak.
"Kısa zamanda göze girmeyi başardı."
Kıyamet günü gelmek.
Bir yerde çok gürültü ve patırtı kavga, telâş olmak.
"Kıyamet günü gelecek ve insanlar sonunda hesaba çekilecekler."
Bir yere gitmek üzere bulunduğu yerden ayrılmak.
"Sabah erkenden yola çıkacaklarmış."