Deyimler
İletişim

"Kirişi kırmak" deyiminin anlamı nedir?

Kaçıp gitmek, bulunduğu yerden gizlice ve çabucak ayrılmak.

"Kavga başlayınca kirişi kırarım diye düşündü."

Kirişi kırmak deyimine benzer deyimler

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Basıp gitmek

Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.

"Öyle her aklına estiğinde basıp gidemezsin buradan."

Basıp gitmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Buzlar çözülmek

Buzların erimeye ve kırılmaya, su hâline gelmeye başlaması.

Kişiler arasındaki dargınlığın, soğukluğun, kırgınlığın ve gerginliğin ortadan kalkmaya...

Buzlar çözülmek

Canı gitmek

Önem ve değer verdiği, beğendiği bir şeye zarar gelecek diye çok korkmak, kaygılanmak.

"Araba çizilecek diye canı gidiyor."

Canı gitmek

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Fiskos etmek

Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.

"Utanmıyor musunuz bu kadar kişi içinde fiskos etmeye?"

Fiskos etmek

Geri çekilmek

Kaçmak, bulunduğu yerden arka arkaya doğru gitmek.

Karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.

"Düşmanın çokluğu...

Geri çekilmek

Göze girmek

Yetenekleri ve davranışları ile çevresinde, bulunduğu yerde sevgi ve güven kazanmak.

"Kısa zamanda göze girmeyi başardı."

Göze girmek

Kıyamet kopmak

Kıyamet günü gelmek.

Bir yerde çok gürültü ve patırtı kavga, telâş olmak.

"Kıyamet günü gelecek ve insanlar sonunda hesaba çekilecekler."

Kıyamet kopmak

Yola çıkmak

Bir yere gitmek üzere bulunduğu yerden ayrılmak.

"Sabah erkenden yola çıkacaklarmış."

Yola çıkmak