Açık bono vermek
Bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi tanımak.
Hiç kimseye zarar vermeden, çok kolaylıkla kimseye hissettirmeden, kimi sorumluluklardan kurtularak.
"Merak etme sen, tereyağından kıl çeker gibi halledecektir işi."
Bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi tanımak.
Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.
Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.
Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.
"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.
Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Bir işi çok çabuk yapabilme ustalığı.
Hilesini kimseye sezdirmeyecek biçimde yapabilme.
"Adamın cebinden el çabukluğu ile cüzdanı çekiverdi."
Kanunî olmayan bir işi kimi boşluklardan yararlanarak kanunî imiş gibi göstermek.
"İşi kitabına uydurmuşlar, çok zengin olmuşlardı."
Hiç kimsenin geçmesine, kaçmasına izin vermemek; imkân tanımamak, bunun için çok dikkatli davranmak.
"Sıkı gözcülerdir, kuş uçurtmazlar, merak etme!"
Hiç kimseye sezdirmeden iş çevirmek, ortalığı birbirine karıştırmak.
"Saman altından su yürütenleri hiç sevmem."
Çok şey bilen, çok şey bildiği hâlde kimseye söylemeyen.
Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.
Çok terlemek.
"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."
Çok sağlıklı, sağlam, rahatı yerinde.
"Merak etme, turp gibi o."