Deyimler
İletişim

"Boynunun borcu" deyiminin anlamı nedir?

Yapılması gerekli olan ödev.

"Seni sevindirmek boynumun borcu oldu artık."

Boynunun borcu deyimine benzer deyimler

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Allaha ısmarladık

Esen kal. Seni tanrıya emanet ediyorum. Tanrı seni her türlü kötülükten korusun. (Ayrılırken kalana söylenir.)

Allaha ısmarladık

Aman dedirtmek (amana getirmek)

Karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, teslim olmaya zorlamak.

"Düşmana aman dedirtmek boynumuzun borcu oldu artık."

Aman dedirtmek (amana getirmek)

Araya girmek

İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.

Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.

Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.

"Araya başka...

Araya girmek

Arayı yapmak

Arası bozuk olan kimse ile barışmak.

Arası açık olan iki kişiyi uzlaştırıp, barıştırmak.

"Hasan aramızı yapmasaydı biz hâlâ diken üstünde oturuyor olacaktık."

Arayı yapmak

Av avlandı tav tavlandı (deli evlendi)

İstenilene uygun olsun olmasın, her şey oldu, bitti. Artık

"şöyle olmalıydı, böyle olmamalıydı" demenin yeri yok.

Av avlandı tav tavlandı (deli evlendi)

Ayağını çekmek

Daha önce gittiği yere artık uğramaz olmak, ilişkiyi ve ilgiyi kesmek.

"Artık onlardan elimi ayağımı çektim."

Ayağını çekmek

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Battı balık yan gider

Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.

"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...

Battı balık yan gider

Bıçak kemiğe dayanmak

Çekilen sıkıntı artık katlanamayacak bir hâl almak.

"Bıçak kemiğe dayandı, artık bu yerde duramam."

Bıçak kemiğe dayanmak

Özü sözü bir

Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.

"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...

Özü sözü bir