Deyimler
İletişim

"Aman dedirtmek (amana getirmek)" deyiminin anlamı nedir?

Karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, teslim olmaya zorlamak.

"Düşmana aman dedirtmek boynumuzun borcu oldu artık."

Aman dedirtmek (amana getirmek) deyimine benzer deyimler

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Amana gelmek

Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.

"Aman dilemek."

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.

"Nihayet düşman amana geldi."

Amana gelmek

Aman dilemek

Önce direnirken zor karşısında boyun eğip canının bağışlanmasını istemek, galip gelenin merhametine sığınmak.

"Aman dileyene kılıç kalkmaz."

Aman dilemek

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Boynunun borcu

Yapılması gerekli olan ödev.

"Seni sevindirmek boynumun borcu oldu artık."

Boynunun borcu

Boyun kesmek

Birisine karşı saygı ve bağlılık gösterisi olarak başını öne eğmek.

"Baş eğmek."

Boyun kesmek

Dize gelmek

Teslim olmak, boyun eğmek, yenilmek, güçlünün buyruğunu kabullenmek.

"Bizim kitabımızda dize gelmek yoktur!"

Dize gelmek

Karşı durmak

Bir güce boyun eğmemek, direnmek.

"Düşmana karşı durmak boynumuzun borcudur."

Karşı durmak

Karşı koymak

Engel olmaya çalışmak, direnmek, güç kullanarak dayanmak, boyun eğmemek.

"Hırsızlar polise silâhla karşı koymaya çalıştılar."

Karşı koymak

Teslim olmak

Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek.

Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.

"Teslim olursan kılına...

Teslim olmak

Yüreğine (içine) dert olmak

Birine karşı ya da birinin kendine karşı yaptığı bir davranış sonradan kendisi için acı, üzüntü kaynağı olmak.

"Ona yemek vermedim ama yüreğime dert oldu."

Yüreğine (içine) dert olmak

Yüzü kalmamak

Bir kimseye karşı pek borçlu bulunmak ve ondan artık bir şey isteyecek hâli kalmamak.

"Bu güne kadar ne istedimse verdi. Artık yüzüm kalmadı, git,...

Yüzü kalmamak