Acısı içine çökmek
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Bir şey veya kişinin içine düştüğü durum sebebiyle üzülmek.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...
Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.
Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.
"Vakit geçirmeden...
Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
Kötü...
Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.
Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.
Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.
"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."
Yakışıksız davranmak, uygunsuz bir söz söylemek veya kötü bir şey yapmak.
"Halt etmişsin, bir de utanmadan anlatıyorsun."