Aç acına
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Gelirini giderine uydurmak, harcamalarda geliri aşmamak.
"Ayağını yorganına göre uzatmazsan ileride aç kalırsın."
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Hiçbir şey yemeden, mide henüz boşken, aç açına, aç olarak.
Aç ve çaresiz bir durumda olmak.
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Bir yolunu bularak birini bulunduğu işten, mevkiden uzaklaştırmak.
"Adamcağızın hiç suçu yokken ayağını kaydırdılar, şimdi aç susuz dolaşıyor."
Verilen bir görevi ağırdan yapmak.
Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.
Ölmek üzere olmak.
Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...
Adımlarını başkasınınkine uydurmak.
Kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek.
"Bu bozuk topluma ayak uydurmak zorunda değiliz."
Sağ ayağını sol, sol ayağını sağ uyluğunun altına koyup oturmak.
İsteğine uygun olarak, dilediğine göre.
"Allah gönlüne göre verir inşallah."
Apaçık şekilde, herkesin gözü önünde.
"Göz göre göre yaktılar zavallının evini."
Aç gözlü, doymak bilmeyen, gerektiğinden fazlasını isteyen.
"Gözü aç insanlar topluma huzur vermezler."