Aç acına
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Aç gözlü, doymak bilmeyen, gerektiğinden fazlasını isteyen.
"Gözü aç insanlar topluma huzur vermezler."
Aç olarak, hiçbir şey yemeden.
Bir türlü doymak bilmeyen kimse.
Hiçbir şey yemeden, mide henüz boşken, aç açına, aç olarak.
Aç ve çaresiz bir durumda olmak.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Bir yolunu bularak birini bulunduğu işten, mevkiden uzaklaştırmak.
"Adamcağızın hiç suçu yokken ayağını kaydırdılar, şimdi aç susuz dolaşıyor."
Gelirini giderine uydurmak, harcamalarda geliri aşmamak.
"Ayağını yorganına göre uzatmazsan ileride aç kalırsın."
Karnım çok aç.
Sofrada en önemli yemek.
Birinin ölümüne sebep olmak.
Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.
"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...
Varlıklı olduğu hâlde doymayan, ihtiyacı olmadığı hâlde aç gözlülük eden, her gördüğüne sahip olmak isteyen.