Ahkam kesmek (yürütmek)
Bir işin kendine özgü bir düşünce ve tutuma göre yürütülmesini istemek.
Apaçık şekilde, herkesin gözü önünde.
"Göz göre göre yaktılar zavallının evini."
Bir işin kendine özgü bir düşünce ve tutuma göre yürütülmesini istemek.
Anlayışına, düşünüşüne göre, sözde, aklınca.
Hileci, kurnaz, çok açık göz, çıkarcı, hin oğlu hin.
"Adam anasının gözü, iki dakikada bitiriverdi işi."
Çok kurnaz, dalavereci, çıkarcı, hileci, düzenci.
Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.
Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.
"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"
Dediğine göre çok yakında iyi sonuç alınacak.
Verilen bir görevi ağırdan yapmak.
Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.
Ölmek üzere olmak.
Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...
Gelirini giderine uydurmak, harcamalarda geliri aşmamak.
"Ayağını yorganına göre uzatmazsan ileride aç kalırsın."
Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.
"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...
Herkesin söylediği, etkisi kalmamış söz.
Etkisi kalmamış, herkesin kullana geldiği söz.
"Bırak artık şu beylik sözleri, kimseyi etkileyemiyorsun."
Bütüne göre çok ufak bir parça.
"Onun yaptığı iş devede kulak kalır."
İsteğine uygun olarak, dilediğine göre.
"Allah gönlüne göre verir inşallah."
Karşısındakine göz kapağını açıp kapatarak işaret vermek, bu şekilde meramını anlatmaya çalışmak; bir şeyi onayladığını ya da doğru olmadığını gözünü açıp...