Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim
Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
Oldukça yavaş yürüyorsun.
Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
İş yaparken, bir yere giderken çok yavaş ve ağır davranmak.
Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Oldukça güzel.
Dinlenirken konuşana doğru oldukça fazla yaklaşmak.
"Çocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse ağzına gireceklerdi."
Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.
Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.
Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.
"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...
Oldukça fazla mutluluk duymak.
Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
"Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla...
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
Oldukça yavaş iş yapan.
Vurunca çok acıtan.
"Eli o kadar ağırmış ki enseme gülle düştü sandım."
Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak.
"Şafak sökmeye başlayınca yola çıkmaya karar verdiler."