Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim
Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak.
"Şafak sökmeye başlayınca yola çıkmaya karar verdiler."
Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
İş yaparken, bir yere giderken çok yavaş ve ağır davranmak.
Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Oldukça yavaş yürüyorsun.
Bıyığı yeni yeni çıkmaya başlamak.
"Bıyığı terlemiş gençlerin eline bakamam gayri."
Her şeyi bırakıp, içine düştüğü tehlikeden varlığını kurtarma ve koruma çabasında olmak.
"Ortalık birbirine girip silâhlar patlamaya başlayınca can kaygısına...
Oldukça yavaş iş yapan.
Vurunca çok acıtan.
"Eli o kadar ağırmış ki enseme gülle düştü sandım."
Sıkıştırıp tedirgin etmek, eziyet etmek.
"İşlerin yavaş gittiğini gören patron işçilerin ensesinde boza pişirmeye başladı."
Ayrı bir eve çıkmak, yerleşmek.
"Evlendikleri günün ertesinde ev açmaya karar verdiler."
Bir konu üzerinde herkesin istediği gibi, rastgele konuşması ve bu konuşmalardan bir sonuç alınamaması.
"Ortalık kızıştı, her kafadan bir ses çıkmaya başladı,...
Bir zorunluluk sebebiyle yola çıkmak, yol almaya başlamak.
"Çabuk olun, onlar yola düşmüşlerdir bile."