Açığını yakalamak
Bir zayıf noktasını ele geçirmek.
Umduğunu ele geçirememek, beklediğini elde edememek.
Bir zayıf noktasını ele geçirmek.
Anapara ve emek koymadan bir şeyden kazanç elde etmek.
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Giriştiği işte istediği sonucu elde edememek.
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Nefesini kullanarak sümüğünü burnunun yukarısına, geri çekmek.
Yoksun kalmak, umduğunu bulamamak, istediğini elde edememek, gayesine ulaşamamak.
"Müdürün...
"Ele geçirilmesi o kadar kesin ki elde edilmiş sayılır" anlamında kullanılır.
"Beni çantada keklik sanıyor ama yanılıyor."
Yönetimi ele geçirmek, işi kendisi yönetmeye başlamak.
"Dizginleri ele almazsak fabrika kargaşa içinde boğulup kalacak, üretim yapılamayacak."
Çok istediği, imrendiği, kavuşmak dilediği şeyi elde edememek.
"Pikniğe gitmek istiyorduk, yağmur yağınca hevesimiz kursağımızda kaldı."
Yakalanmak, kaçamayarak ele geçmek.
"Mahallenin hırsızı sonunda yakayı ele verdi."
Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.
Kuvvetli bir aşkla sevmek.
"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."