Deyimler
İletişim

"Alt yanı…" deyiminin anlamı nedir?

Alt tarafı.

Alt yanı… deyimine benzer deyimler

Altüst etmek (olmak)

Alt yüzünü üste çevirmek, altını üstüne getirmek.

Karmakarışık duruma getirmek.

Altüst etmek (olmak)

Alt yanı çıkmaz sokak

Sonuç alınmayacak iş, umutsuz durum.

"Çobanlık mı, dağ tepe dolaş dur, alt yanı çıkmaz sokak vesselâm."

Alt yanı çıkmaz sokak

Arada (aralıkta) kalmak

Anlaşamayan iki tarafı uzlaştırmak üzere araya girme yüzünden güç duruma düşmek.

Arada (aralıkta) kalmak

Arada kalmak

Anlaşamayan iki tarafı uzaklaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek.

Arada kalmak

Başına çorap örmek

Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plân kurmak.

"Onun başına bir çorap örecekler diye korkuyorum."

Başına çorap örmek

Dağ eteği

Dağ tabanının başladığı yer, yamacın en alt kesimi.

Dağ eteği

Dize getirmek

Kendisine karşı geleni alt ederek buyruğunu dinler duruma getirmek, boyun eğdirmek.

"İki saatte düşmanı dize getirebiliriz."

Dize getirmek

Elle tutulur gözle görülür

Çok açık, gizli bir tarafı yok.

"Şu zamana kadar elle tutulur gözle görülür bir iş yaptın mı sen?"

Elle tutulur gözle görülür

Hayır kalmamak

İşe yarar, beğenilecek bir yanı ve tarafı kalmamak.

"Bu arabalarda hayır kalmamış, yenilerini almamız gerekecek."

Hayır kalmamak

Hüd dağı gibi şişmek

Bir hastalık sebebi ile bir tarafı, özellikle de karın tarafı şişmek.

Hüd dağı gibi şişmek

Karman çorman

Karmakarışık, çok karışık, düzensiz, alt üst olup birbirine girmiş.

"Ortalık karman çormandı, nereden işe başlayacağını bilemiyordu."

Karman çorman

Mat etmek

Satranç oyununda yenmek.

Bir tartışmada, karşı tarafı söz söyleyemeyecek duruma getirmek.

"İleri sürdüğü kanıtlar ile karşısındakileri kısa zamanda mat etti."

Mat etmek