Deyimler
İletişim

"Mat etmek" deyiminin anlamı nedir?

Satranç oyununda yenmek.

Bir tartışmada, karşı tarafı söz söyleyemeyecek duruma getirmek.

"İleri sürdüğü kanıtlar ile karşısındakileri kısa zamanda mat etti."

Mat etmek deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Hüd dağı gibi şişmek

Bir hastalık sebebi ile bir tarafı, özellikle de karın tarafı şişmek.

Hüd dağı gibi şişmek

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Sineye çekmek

Bir zarara, hoş olmayan bir duruma, bir kötü söz veya davranışa ister istemez katlanmak.

"Uzun yıllar kocasının geçimsizliğini, kabalığını sineye çekti; durdu."

Sineye çekmek

Yol açmak

Yeni bir yol yapmak.

Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.

Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.

Bir...

Yol açmak

Yoluna koymak

Bir işi olumlu bir duruma sokmak, istenilen şekle getirmek.

"İşlerini kısa zamanda yoluna koymayı başardı."

Yoluna koymak