Deyimler
İletişim

"Dize getirmek" deyiminin anlamı nedir?

Kendisine karşı geleni alt ederek buyruğunu dinler duruma getirmek, boyun eğdirmek.

"İki saatte düşmanı dize getirebiliriz."

Dize getirmek deyimine benzer deyimler

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Altüst etmek (olmak)

Alt yüzünü üste çevirmek, altını üstüne getirmek.

Karmakarışık duruma getirmek.

Altüst etmek (olmak)

Arada kalmak

Anlaşamayan iki tarafı uzaklaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek.

Arada kalmak

Ayağını denk almak

Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.

"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...

Ayağını denk almak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Dize gelmek

Teslim olmak, boyun eğmek, yenilmek, güçlünün buyruğunu kabullenmek.

"Bizim kitabımızda dize gelmek yoktur!"

Dize gelmek

İflâhını kesmek

Gücünü tamamiyle yok edip bir daha karşı koyamayacak, düzelemeyecek, iş yapamayacak duruma getirmek.

"Ben adamın iflâhını keserim, anladın mı?"

İflâhını kesmek

Mat etmek

Satranç oyununda yenmek.

Bir tartışmada, karşı tarafı söz söyleyemeyecek duruma getirmek.

"İleri sürdüğü kanıtlar ile karşısındakileri kısa zamanda mat etti."

Mat etmek