Ağzına bir parmak bal çalmak
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek.
Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek.
"Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."
Aşırı derecede üzüntü ve sinir bunalımları geçirmek.
Bir şeyi kendinden geçercesine beğenmek, sevmek.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Böyle şeyleri ortaya koymak size karşı saygısızlık olacak ama, söylemek zorunluluğu duyuyorum, özür dilerim.
Bir şeyi kendinden geçercesine beğenmek, sevmek.
Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.
Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.
"Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.
Göğsü üzerine...
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamaz duruma gelmek.
Üzüntü ve kederden ruhsal bir çöküntüye düşmek.
"İflas eden şu genç adamın bir yılda beli...
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.
Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.
Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.
Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
Bir şeyi, bir kimseyi aşırı derecede sevmek, ona tutkun olmak.
"Delikanlı o kız için deli divane oluyordu."