Allah adamı
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
Hile, düzen, yalan dolan.
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
Yalan, asılsız olmak.
Yalan, asılsız olmak, gerçek payı bulunmamak.
"Aslı astarı olmayan işlerin içine sürükleme bizi."
Yalan olmak, doğru olmamak, gerçek olmamak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Safça davranışı ve işe önem vermemesi yüzünden açık bir hile ya da tehlikenin kurbanı olmak.
Denge, düzen kalmadı.
"Bey bellisiz, meydan ıssız."
Ayak üzeri bir konuşmalık zaman içinde birçok yalan söylemek.
Yalan, dolan ve hile ile kötü bir iş yapmak; düzen kurarak gizlice başkasını aldatmak.
"Yine bir dalavere çevirmesin bu adam!"
Hile, düzen ve dalavere ile iş yapmak.
"Yine ne dolap çeviriyor acaba?"
Hile, düzen ve oyunla aldatmak; dolap çevirmek.
"Ona kolay kolay kimse madik atamaz."
Hile, düzen, dalavere, yolsuz davranış,"Yalan dolanla iş görmeye kalkanların başına işte bunlar gelir."