Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Karışık renkli
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Bir toplantıda erkek, kadın karışık olarak oturmak.
Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.
Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
"Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla...
Karışık durumlardan yararlanarak kendi çıkarını sağlamak.
"Bulanık suda balık avlamayı kural hâline getirmiş."
Güzel, küçük, renkli ve süslü eşya.
Genişleyip yayılmak, gittikçe büyüyerek karışık bir durum almak.
"İşi dallandırıp budaklandırmada üstüne yok hani!"
Başkaları için daima art niyet besleyen, içinden türlü kötülükler geçiren.
Çok karışık.
Bir konu üzerinde pek çok düşünmek, zihin yormak.
"Bu makine üzerinde az kafa yormamışsın, öyle karışık ki."
Karmakarışık, çok karışık, düzensiz, alt üst olup birbirine girmiş.
"Ortalık karman çormandı, nereden işe başlayacağını bilemiyordu."
Bulunduğu bir yerden ayrılmak.
Hareketli, heyecanlı, gürültülü, karışık bir zaman yaşamak.
"O büyük kahramanın dönüş haberi gelir gelmez şehir yerinden...