Anca beraber, kanca beraber
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Kısa süre içinde, acele olarak.
Ayakta durarak, ayakta dikilerek.
"Gel de şu büfede ayak üstü atıştıralım biraz."
İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.
"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...
Edepsiz, geçimsiz, kaba saba kimsenin tepkisine yol açacak davranışlarda bulunmak.
"Şu çirkefe taş atıp da başını belâya sokmadan gir içeri!"
O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.
Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.
Bir işi yapmak için korku, heyecan, telâş, şaşkınlık içinde sağa sola koşmak, çare aramak.
"Kadıncağız haberi alır almaz odanın içinde dört dönmeye başladı."
Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.
"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.
"Utanmıyor musunuz bu kadar kişi içinde fiskos etmeye?"
Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer.
"Ne zaman güllük gülistanlık içinde olacağız acaba?"