Ağzına bir parmak bal çalmak
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Akşam zamanına ulaşmak.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Çocukluk çağı geçip, ergenliğe ulaşmak.
Sert konuşan birine karşı yumuşak, olumlu, onu haklı görüyormuş gibi tavır almak.
"Amacına ulaşmak istiyorsan onunla konuşurken alttan al, pes perdeden konuş."
Bir hamlede ulaşılamayacak yere kolayca varmayı sağlayan ara durağı; daha iyi bir duruma ulaşmak için basamak olarak kullanılan şey.
"Basamak yapmak."
Beklenmeyen, umulmayan bir mutluluğa, sevince ulaşmak.
"Üç kuruş zam yapıldı diye maaşına, başı göğe erdi sanıyor; bilmiyor ki enflasyon bir ay sonra alacak o...
Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.
"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...
Çok kalabalık ve telâşlı görülen yer.
"Hayrola, dün akşam sizin sokak düğün evi gibiymiş!"
Bir yere güneş ışığı ulaşmak.
"Evin bir odası güneş almıyor."
Sabah gidip akşam dönmek üzere.
"Size günü birliğine konuk olmak istiyoruz."
Kazançla gideri karşılaştırıp bir sonuca ulaşmak.
Düşünmek, tasarlamak, ayrıntıları gözden geçirip ihtimalleri değerlendirmek.
"Hesap etmeden sakın işe...
Öteden beri yapmak istediği şeyi bol bol yapıp hevesini almak.
"Bu akşam biraz kurtlarımızı dökelim, ne dersin?"
Konuşmak.
Bir şeyi dedikodu konusu yapmak.
"Akşam buluşalım da iki çift laf edelim."