Başa güreşmek
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Öteden beri yapmak istediği şeyi bol bol yapıp hevesini almak.
"Bu akşam biraz kurtlarımızı dökelim, ne dersin?"
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Ölçüsüz, çok fazla, bol bol.
"Bol keseden atıp tutmaya bayılır bizim çocuk."
Bol bol ortaya dökülüp harcanmak.
Uzun sürmek.
Önemsiz, küçük bir şeyi büyütüp mesele çıkarmak.
"Söyle ona, habbeyi kubbe yapıp durmasın, ne olmuş çocuk biraz geç kalmış da!"
Hesapsızca, düşüncesizce harcamak; malını, parasını ölçüsüzce, bol bol harcayıp tüketmek.
Yapmak istediği bir şeyi yapamadığı için kaygılanıp üzüntü duymak.
"Hastahanedeki arkadaşımı ziyarete bir türlü gidemedim, bu da içime dert oldu."
Rahatına düşkün kimse, zevkinden bol bol yararlanan.
"Oldukça rahat, keyif ehli bir insandı."
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Başından beri, öteden beri, ilk zamandan beri, kendimi bildiğimden beri.
"Oldum bittim kızarım bu adamlara."
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Oldukça uzun zamandan beri, eskiden beri.
"Öteden beri sevmem ben onu."
Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.
Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).
"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"