Adı batmak
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Sabah gidip akşam dönmek üzere.
"Size günü birliğine konuk olmak istiyoruz."
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.
Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.
Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.
Gidip geleni, girip çıkanı çok olmak.
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Verilen bir görevi ağırdan yapmak.
Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.
Ölmek üzere olmak.
Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Kıyamet günü gelmek.
Bir yerde çok gürültü ve patırtı kavga, telâş olmak.
"Kıyamet günü gelecek ve insanlar sonunda hesaba çekilecekler."
Yaşı epeyce ilerlemiş olmak, yaşlanmış veya olgunlaşmış olmak.
"Yaşını başını almış bir adamdır, çekinmeyin, gidin, size olgun davranacaktır."
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."