Aba altında er yatar
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Eldeki imkânlar içinde hayat sürmek.
"Yuvarlanıp gidiyoruz işte."
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Henüz alışamadığı, beceri kazanamadığı bir işte bocalamak.
Uzun süre acı, üzüntü içinde bulunmak.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Yapılan yanlış işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.
Hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.
Kötü bir işte kendisinin de ilgili bulunduğu söylenmek.
Şaşkınlık içinde, şaşkın bir biçimde.
Sıkıntılar, güçlükler, zorluklar içinde sürdürülen hayat.
Bir işi yapmak için korku, heyecan, telâş, şaşkınlık içinde sağa sola koşmak, çare aramak.
"Kadıncağız haberi alır almaz odanın içinde dört dönmeye başladı."
Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.
"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."
Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer.
"Ne zaman güllük gülistanlık içinde olacağız acaba?"