Deyimler
İletişim

"Acısını çekmek" deyiminin anlamı nedir?

Yapılan yanlış işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

Acısını çekmek deyimine benzer deyimler

Acı çekmek

Uzun süre acı, üzüntü içinde bulunmak.

Acı çekmek

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Başına belâyı satın almak

Sıkıntı, üzüntü ve tedirginlik verici olduğunu sonradan anladığı bir işe kendi isteği ile girmiş bulunmak.

"Nereden girdim bu inşaat işine, durup dururken...

Başına belâyı satın almak

Belini bükmek

Büyük üzüntü içinde bırakmak ve bir şey yapamaz duruma getirmek.

Belini bükmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Boş bulunmak

Dalgın ve dikkatsiz bulunmak.

Söylenmemesi gereken, sakıncalı bir sözü, işin sonunu düşünmeden söyleyivermek.

"Boş bulunup da sakın söz verme, biliyorsun...

Boş bulunmak

Can dayanmamak (Bir şeye)

Bir acı, üzüntü, sıkıntı ve istek karşısında direnme gücü kalmamak; dayanıklılığı yitirmek.

"Yıllarca uğraşıp didinip yaptığı ev bir anda kül oldu, buna can mı...

Can dayanmamak (Bir şeye)

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Çiğlik etmek

İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.

"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...

Çiğlik etmek

Çile çekmek

Üzüntü, eziyet, acı ve sıkıntı içinde yaşamak.

"Annen seni büyütünceye kadar ne çileler çekti biliyor musun?"

Çile çekmek

Dokuz doğurmak

Bir işi güçlükle ve sıkıntı içinde sonuca ulaştırmak.

Merakla, heyecanla, sabırsızlıkla, sıkıntı çekerek beklemek.

"İşe geç kalmıştı, yeni araba gelinceye...

Dokuz doğurmak

Ecel teri dökmek

Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.

"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."

Ecel teri dökmek