Aklına düşmek
Hatırlamak.
Kafasında bir düşünce doğmak.
"Aklına düşen her şeyi yapmak zorunda mısın?"
Anmak, hatırlamak.
"Seni her gün yad ederiz buralarda."
Hatırlamak.
Kafasında bir düşünce doğmak.
"Aklına düşen her şeyi yapmak zorunda mısın?"
Esen kal. Seni tanrıya emanet ediyorum. Tanrı seni her türlü kötülükten korusun. (Ayrılırken kalana söylenir.)
Her gün.
Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
"Her şeye baş sallayan insanlardan hiç hoşlanmam."
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Birinin her istediğini, yinelemesine gerek olmadan yapmak; her dediğini hemen yerine getirmek.
Her gün elime ne geçerse harcar, günümü gün ederim. Yarın düşünmem.
Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.
"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"
Bir yerde eğleşmez, her yere yetişir, her yerde hazır bulunur.
Bir kimsenin dedikodusunu yapmak, kötü tarafını her yerde söylemek.
Bir şeyi her fırsatta söyler olmak.
Bir sözü her zaman, yerli yersiz tekrarlamak.
"Şey sözünü diline pelesenk etmişsin, her cümlenin başında kullanıyorsun."
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.