Baş sallamak
Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
"Her şeye baş sallayan insanlardan hiç hoşlanmam."
Her gün.
Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
"Her şeye baş sallayan insanlardan hiç hoşlanmam."
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Birinin her istediğini, yinelemesine gerek olmadan yapmak; her dediğini hemen yerine getirmek.
Her gün elime ne geçerse harcar, günümü gün ederim. Yarın düşünmem.
Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.
"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"
Bir yerde eğleşmez, her yere yetişir, her yerde hazır bulunur.
Bir kimsenin dedikodusunu yapmak, kötü tarafını her yerde söylemek.
Bir şeyi her fırsatta söyler olmak.
Bir sözü her zaman, yerli yersiz tekrarlamak.
"Şey sözünü diline pelesenk etmişsin, her cümlenin başında kullanıyorsun."
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Telâşla, hemen her köşeye bakarak heyecanla aramak.
"Bütün her yeri fellik fellik aradım ama bıçağı bulamadım."
Çok öfkeli, kinli olmak; her kötülüğü yapacak hâle gelmek.
"Bir adamın gözlerini kan bürümesin, ondan her türlü belâ beklenebilir."
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.