Ağzının tadı kaçmak
Rahatı kaçmak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu dirliği, düzenliği bozulmak.
"Şu vızır vızır işleyen yol buradan geçince ağzımızın tadı kaçtı."
Ortadan kaybolmak, kaçmak, uzaklaşmak.
"Çabuk toz olun buradan."
Rahatı kaçmak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu dirliği, düzenliği bozulmak.
"Şu vızır vızır işleyen yol buradan geçince ağzımızın tadı kaçtı."
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Bir iş ya da olay önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.
"Ateş bacayı sarmadan çabuk gidelim buradan!"
Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
Kötü...
Ortadan kaybolmak.
Durumu, düzeni, işi bozulmak. Kötü olmak.
"Çabuk duman ol buradan, gözüm görmesin seni!"
Gözleri zekice, çabuk çabuk dönerek her tarafa bakmak.
Alacağını ödeyip ilişkisini kesmek.
Cezalandırmak, vücudunu ortadan kaldırmak ya da öldürmek.
"Çabuk şu adamın hesabını görün!"
Yok olmak, ortadan kaybolmak.
"Çiçek hastalığının bu kasabada izi silindi hemen hemen, çünkü çocuklar aşılanıyorlar."
Çok azarlanmak.
"Çabuk olun, annemden papara yemek istemiyorum."
Aklın eremeyeceği biçimde ortadan kaybolmak.
Ortalığı altüst etmek, karışıklığa yol açmak, gürültü patırtı çıkarmak.
Çok fazla toz kaldırarak koşmak veya kaçmak.
"Başıboş sığırlar tozu dumana katarak...
Bir zorunluluk sebebiyle yola çıkmak, yol almaya başlamak.
"Çabuk olun, onlar yola düşmüşlerdir bile."