Deyimler
İletişim

"Tozu dumana katmak" deyiminin anlamı nedir?

Ortalığı altüst etmek, karışıklığa yol açmak, gürültü patırtı çıkarmak.

Çok fazla toz kaldırarak koşmak veya kaçmak.

"Başıboş sığırlar tozu dumana katarak yokuştan aşağı iniyorlardı."

Tozu dumana katmak deyimine benzer deyimler

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Allah "yürü ya kulum" demiş

Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.

"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."

Allah "yürü ya kulum" demiş

Aralarından su sızmamak

Çok iyi, çok yakın dostluk veya arkadaşlık kurmak, ahbap olmak.

"Şunlara bak, aralarından su sızmıyor."

Aralarından su sızmamak

Başında değirmen çevirmek

Çok gürültü yaparak, çok söyleyerek bir kimsenin başını döndürmek, bir kimseyi rahatsız etmek.

"Tepesinde havan dövmek."

Başında değirmen çevirmek

Baş tacı etmek

Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.

"Babalarını baş tacı ettiler, toz kondurmuyorlar adama."

Baş tacı etmek

Beş aşağı beş yukarı

Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.

"Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."

Beş aşağı beş yukarı

Bir kıyamettir gitmek (kopmak)

Çok fazla gürültü, patırtı, telâş olmak.

"Alevler bacayı sarınca bir kıyamettir koptu sokakta."

Bir kıyamettir gitmek (kopmak)

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Curcunaya çevirmek (veya döndürmek)

Bir yeri kargaşa, şamata, gürültü patırtı ile doldurup kimsenin ne dediğini anlamayacak hâle getirmek.

"Çocuklar bir dakikada ortalığı curcunaya çevirdiler."

Curcunaya çevirmek (veya döndürmek)

Yol açmak

Yeni bir yol yapmak.

Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.

Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.

Bir...

Yol açmak