Aslı faslı olmamak
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Ortadan kaybolmak.
Durumu, düzeni, işi bozulmak. Kötü olmak.
"Çabuk duman ol buradan, gözüm görmesin seni!"
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Kötü bir işi, gizlice ve kurnazca kendisi hazırlamış olmak.
Beklenen işi görmeye yetmemek, çabuk biter olmak.
Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
Kötü...
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Kötü kişinin kötü çocuğu (ya da eğittiği kötü kişi).
Soysuz ve namussuz olmak.
"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."
İlgiyi kesmek, uğraşmaz olmak, söz konusu işi yapmaz olmak.
"O defteri kapadık biz, artık soru sormayın.
İşi ve durumu kötü olmak, berbat bir durumda bulunmak.
Ortadan kaybolmak, kaçmak, uzaklaşmak.
"Çabuk toz olun buradan."