Açık oturum
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Aklın eremeyeceği biçimde ortadan kaybolmak.
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Şaşkınlık içinde, şaşkın bir biçimde.
Çok tatlı, hoşa gider biçimde konuşmak.
"Konuş, konuş hele; ağzından bal akıyor."
Aklın kabul edeceği.
Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
"Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
Biraz geriden, pasif hareket edip gizli gizli yenme yollarını kollamak.
"Vay hınzır vay!.. Alttan güreşip aklın sıra başarı kazanacaksın ha!"
Sırtı yere gelecek biçimde.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Ortadan kaybolmak.
Durumu, düzeni, işi bozulmak. Kötü olmak.
"Çabuk duman ol buradan, gözüm görmesin seni!"
Yok olmak, ortadan kaybolmak.
"Çiçek hastalığının bu kasabada izi silindi hemen hemen, çünkü çocuklar aşılanıyorlar."
Bir daha belirmeyecek, ortaya çıkmayacak biçimde yok etmek, ortadan kaldırmak.
Ortadan kaybolmak, kaçmak, uzaklaşmak.
"Çabuk toz olun buradan."