Deyimler
İletişim

"Tokat aşketmek" deyiminin anlamı nedir?

Ansızın el içi ile vurmak.

Tokat aşketmek deyimine benzer deyimler

Açık yürekli

Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.

Açık yürekli

Ağzını açıp gözünü yummak

Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.

Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.

"Eve geç...

Ağzını açıp gözünü yummak

Altı alay, üstü kalay

İçi dışı bir olmayan; dışı süslü, içi berbat.

"Altı alay üstü kalay bir dolaba benziyor bu."

Altı alay, üstü kalay

Ayağı ile gelmek

Kendi isteği ile gelmek.

Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.

"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."

Ayağı ile gelmek

Baskın yapmak

Bir kimseyi suç üstünde yakalamak için bulunduğu yere ansızın girmek.

Düşmana ansızın saldırmak.

Baskın yapmak

El basmak

Yemin etmek, kutsal bir şey üzerine el koyarak ant içmek.

"Kur`ân`a el basarım ki bu işi ben yapmadım."

El basmak

El çabukluğu

Bir işi çok çabuk yapabilme ustalığı.

Hilesini kimseye sezdirmeyecek biçimde yapabilme.

"Adamın cebinden el çabukluğu ile cüzdanı çekiverdi."

El çabukluğu

El kaldırmak

Kendisinden büyüğe vurmak için elini kaldırmak.

Bir şey söylemek istediğini, oy verdiğini elini kaldırarak belirtmek.

"Sen ne cüretle babana el kaldırırsın!"

El kaldırmak

İçi cız etmek

Ansızın içi sızlamak, çok üzülmek.

"O zavallı ihtiyarı birden bire karşımda görünce içim cız etti."

İçi cız etmek

İşten el çektirmek

Görevden uzaklaştırmak.

"Yolsuzluk yaptığı iddiası ile işten el çektirdiler ona."

İşten el çektirmek

Kabuğuna çekilmek

Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.

"Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi."

Kabuğuna çekilmek

Palavra atmak

Abartarak söylemek, yalan söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek. Paldır küldür

Büyük bir gürültü ile.

Ansızın ve kurallara uymaksızın.

"Paldır küldür...

Palavra atmak