Deyimler
İletişim

"İçi cız etmek" deyiminin anlamı nedir?

Ansızın içi sızlamak, çok üzülmek.

"O zavallı ihtiyarı birden bire karşımda görünce içim cız etti."

İçi cız etmek deyimine benzer deyimler

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Anasının nikâhını istemek

Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.

"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...

Anasının nikâhını istemek

Ateş basmak

Aşırı ölçüde sıkılmak, heyecanlanmak, utanmak sonucu vücutta sıcaklığın artması, yüzün kızarması.

"O nadide, paha biçilmez vazoyu kırınca bedenini birden bire...

Ateş basmak

Bayram etmek

Çok sevinmek.

Çok sevinmek.

"Oyuncakları görünce çocuklar bayram etti."

Bayram etmek

İçi içine sığmamak

Çok heyecanlanmak, coşkunluk duymak ve sevincini belli etmekten kendini alamamak.

"Annemi karşımda görünce ne yapacağımı şaşırdım, içim içime sığmıyordu, koşup...

İçi içine sığmamak

İçi yanmak

Çok susamak.

Büyük bir acı sebebiyle çok fazla üzülmek.

"Sanki yalnız onun içi yanıyordu."

İçi yanmak

Yüreği ağzına gelmek

Birden bire çok korkmak, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hızlı hızlı atmak.

"Karanlık ve ıssız sokakta yürürken bir çığlık duydu, yüreği ağzına geldi o an."

Yüreği ağzına gelmek

Yüreği cız etmek

Çok acımak, içi sızlamak.

"Eşinin o hâlini görünce yüreği cız etti."

Yüreği cız etmek

Yüreği ezilmek

Üzülmek, çok acı duymak.

Çok acıkmış olmak.

"İçim eziliyor, bir şeyler yemeliyim."

Yüreği ezilmek

Yüreği (içi) parçalanmak

Çok acımak, karşılaştığı bir durum sebebiyle çok üzüntü duymak.

"Zavallının o hâlini görünce içim parçalandı."

Yüreği (içi) parçalanmak