Ağzına tat bulaşmak
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Görevden uzaklaştırmak.
"Yolsuzluk yaptığı iddiası ile işten el çektirdiler ona."
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Karşısındaki bir şey düşünemezmiş gibi ona yol göstermeye, kendi düşüncesini ona aşılamaya çalışmak.
Yaptığı kötü işten dolayı ona çok ağır sözler söylemek.
Kendi isteği ile gelmek.
Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.
"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."
Bir yolunu bularak birini bulunduğu işten, mevkiden uzaklaştırmak.
"Adamcağızın hiç suçu yokken ayağını kaydırdılar, şimdi aç susuz dolaşıyor."
Yaptığı işten kazanç görmüş olmak.
Yaptığı (kötü) bir işten dolayı şöhreti yayılmak.
"Karısına bağırdı diye annesini kapıya attı, bütün civar köylere destan oldu."
Yemin etmek, kutsal bir şey üzerine el koyarak ant içmek.
"Kur`ân`a el basarım ki bu işi ben yapmadım."
Bir işi çok çabuk yapabilme ustalığı.
Hilesini kimseye sezdirmeyecek biçimde yapabilme.
"Adamın cebinden el çabukluğu ile cüzdanı çekiverdi."
"Ona niçin ayrıcalık gösteriliyor?",
"Onun ne özelliği var ki ona özel imkânlar tanınıyor?" anlamında kullanılır.
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.