Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Hiç kimseye sezdirmeden iş çevirmek, ortalığı birbirine karıştırmak.
"Saman altından su yürütenleri hiç sevmem."
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.
Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Hiç uyumamak.
Tehlikeye aldırmamak.
"Bu gece hiç göz kırpmadım, hep seni düşündüm."
"Dış görünüşe aldanmamalı, bir kişi ya da iş olağan görünebilir, ancak altından neler çıkabileceği hiç belli olmaz, o sonra görünür.
" anlamında kullanılır.
Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.
"Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir."
Hiç yıkanmamış, çok kirli.
"Günlerce hapiste kaldım, su yüzü görmedim hiç."
Hemen, hiç durmadan, hiç vakit kaybetmeden.
"Şimdiden tezi yok, ne yapılacaksa yapılmalıdır."
Hiç acıma hissi taşımayan, merhametsiz.
"Taş yürekli herifler, çocukları hiç acımadan kurşuna dizdiler."