Ağırdan almak
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Şımarıklığı sebebiyle her istediğini yapmak, yaptırmak.
Kendinden güçsüzleri ezmek, onlara kötü davranmak.
"Düşmanların tepesine binmek boynumuza borç oldu."
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek.
Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek.
"Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."
Aşırı derecede üzüntü ve sinir...
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Birinin her istediğini, yinelemesine gerek olmadan yapmak; her dediğini hemen yerine getirmek.
Kendisine verilen öğütlere kulak asmayıp kendi bildiği gibi davranmak, istediğini yapmak.
"Burnunun dikine gidersen, işte böyle eline yüzüne bulaştırırsın işi."
Kötü kişinin kötü çocuğu (ya da eğittiği kötü kişi).
Bir kimsenin dedikodusunu yapmak, kötü tarafını her yerde söylemek.
Bir şeyi her fırsatta söyler olmak.
Birine bağımlı olmak, birinin tuttuğu yolu izlemek, hemen her şeyde ona uyarak onun istediğini yapmak.
"Başkasının dümen suyundan gidenler kişiliklerini...
Yakışıksız davranmak, uygunsuz bir söz söylemek veya kötü bir şey yapmak.
"Halt etmişsin, bir de utanmadan anlatıyorsun."
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.
Birine her istediğini yaptırmak, onu kukla gibi kullanmak.
"Beni parmağında oynatamayacaksın alçak herif."