Ağırlığını koymak
Bir konunun istediği gibi sonuçlanması için gücünü kullanmak.
Birine her istediğini yaptırmak, onu kukla gibi kullanmak.
"Beni parmağında oynatamayacaksın alçak herif."
Bir konunun istediği gibi sonuçlanması için gücünü kullanmak.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak.
"Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar."
Çok zengin, parası çok olan kimse.
"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."
Sert konuşan birine karşı yumuşak, olumlu, onu haklı görüyormuş gibi tavır almak.
"Amacına ulaşmak istiyorsan onunla konuşurken alttan al, pes perdeden konuş."
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Birinin her istediğini, yinelemesine gerek olmadan yapmak; her dediğini hemen yerine getirmek.
Birine bağımlı olmak, birinin tuttuğu yolu izlemek, hemen her şeyde ona uyarak onun istediğini yapmak.
"Başkasının dümen suyundan gidenler kişiliklerini...
Korkutmalara, tehditlere aldırış etmeyip dilediği gibi davranmak.
"Öyle her gürültüye pabuç bırakacak bir adam mı sanıyorlar beni?"
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.
Baştan aşağı, elbisesinin ve vücudunun her yanına su değmek.
"Hortumu üstüme tutup beni sucuk gibi ısladı."
Şımarıklığı sebebiyle her istediğini yapmak, yaptırmak.
Kendinden güçsüzleri ezmek, onlara kötü davranmak.
"Düşmanların tepesine binmek boynumuza borç oldu."