Deyimler
İletişim

"Burnunun dikine gitmek" deyiminin anlamı nedir?

Kendisine verilen öğütlere kulak asmayıp kendi bildiği gibi davranmak, istediğini yapmak.

"Burnunun dikine gidersen, işte böyle eline yüzüne bulaştırırsın işi."

Burnunun dikine gitmek deyimine benzer deyimler

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

At oynatmak

Ata hüner göstermek.

Bildiği ve istediği gibi davranmak.

Belli bir alanda üstünlük kurmak.

"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."

At oynatmak

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.

"Astığı astık"

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başının çaresine bakmak

Kimsenin yardımı olmayacağı anlaşıldığından içinde bulunduğu güç durumdan kurtulma yolunu kendisi aramak.

Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak,...

Başının çaresine bakmak

Boş vermek

Önem vermemek, aldırmamak, ilgisiz davranmak.

"Boş ver, bu hayat böyle gelmiş, böyle gider."

Boş vermek

Emir kulu

Kendisine emredilen işi yapmak zorunda olan kimse.

"Emir kulu olmak o kadar da kolay değil."

Emir kulu

Gözü kesmek

Bir işi yapabilme konusunda başkalarına ve kendisine güvenmek.

"Onca işi yapmaya gözün kesiyor mu?"

Gözü kesmek

İşi ağırdan almak

Acele etmemek, bir işi yapmak için isteksiz görünmek.

"Söyle onlara, işi ağırdan almasınlar, müşteriler mal bekliyor."

İşi ağırdan almak

Kendi göbeğini kendi kesmek

İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.

"O her zaman kendi göbeğini kendisi kesmiş, kimseden yardım beklememiştir."

Kendi göbeğini kendi kesmek

Kendi kendine gelin güvey olmak

Başkalarının ne diyeceğini hesaba katmadan, bir işi sadece kendi başına tasarlayıp olmuş sayarak sevinmek.

"Kendi kendine gelin güvey olmayı bırak, bakalım kız...

Kendi kendine gelin güvey olmak

Kendini alamamak

İstemeyerek bir işi yapmak durumunda kalmak, yapmamayı edememek, kendini tutamayıp yapmak.

"Ona bir tokat atmaktan kendimi alamadım işte!"

Kendini alamamak