Açık bono vermek
Bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi tanımak.
Batılılık taslayan, Batılı gibi davranan Doğulu Hristiyan.
Bir kimseye istediği gibi davranma yetkisi tanımak.
Yoksulluk, utangaçlık, suçsuzluk gibi nedenlerle insanalr arasında karışmaya yüzü olamamak.
Sözde durumu iyileşti, ama yine eskisi gibi yoksul yaşamı sürüyor.
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.
Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...
Ata hüner göstermek.
Bildiği ve istediği gibi davranmak.
Belli bir alanda üstünlük kurmak.
"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."
Dilediğini izin almaksızın yapan, istediği gibi davranan.
"Sizin çocuk da amma başına buyruk bir çocuk olmuş."
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.
Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...
Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.
"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...
Gerçekte kendisi suçlu olduğu hâlde suç işlememiş gibi davranan ve karşısındakini suçlamaya çalışan kimse.
Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.
"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"