Adımı güveç koy, amma ocağın üzerine koyma
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Sözde durumu iyileşti, ama yine eskisi gibi yoksul yaşamı sürüyor.
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Güzel yiyecek, ama az doyurmuyor.
Beğenilen bir eylem, ama yetmez ki.
O an ki durumu temelli olmayan bir çözümle kurtarmak veya bir işi kesin neticeye vardırmış gibi görünmek.
"İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur...
Başkasına bir şeyler vermesi gereken kişi, az az verip sayıyı çoğaltarak çok şey veriyormuş gibi görünmek istiyor. Ama alan da bunlardan birkaçını birleştirip...
Sözde arkadaş ama, sıkıntısından, zararından, incitmesinden başka bir şeyi yok.
Ata hüner göstermek.
Bildiği ve istediği gibi davranmak.
Belli bir alanda üstünlük kurmak.
"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Dimdik duran, yürüyen kimsenin durumu.
"Baston yutmuş gibi ortalıkta dolaşıp da asabımı bozma!"
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
Benim durumum da onunkinden aşağı değil ama, onun gibi gösteriş meraklısı değilim.
Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.
Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...
Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.
"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...