Deyimler
İletişim

"Hem suçlu hem güçlü" deyiminin anlamı nedir?

Gerçekte kendisi suçlu olduğu hâlde suç işlememiş gibi davranan ve karşısındakini suçlamaya çalışan kimse.

Hem suçlu hem güçlü deyimine benzer deyimler

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Astığı astık, kestiği kestik

Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.

Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...

Astığı astık, kestiği kestik

At oynatmak

Ata hüner göstermek.

Bildiği ve istediği gibi davranmak.

Belli bir alanda üstünlük kurmak.

"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."

At oynatmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Cadı kazanı

Fesadın ve dedikodunun çok olduğu, herkesin birbirine düştüğü, türlü düşmanlıkların kaynaştığı, hile ve düzenlerin kurulduğu yer.

"Mahalle bir anda cadı kazanı...

Cadı kazanı

Canına yandığım (yandığımın)

Kimi zaman sevgi ve hayranlık, kimi zaman da kızgınlık ve öfke gibi duyguları anlatmak için kullanılır.

"Canına yandığımın adamı, bizi saatlerce bekletti bu...

Canına yandığım (yandığımın)

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Çuval gibi

Kaba ve seyrek, bol ve ütüsüz.

"Pantolonun çuval gibi olmuş."

Çuval gibi

Danışıklı dövüş

Şike; önceden aralarında bir anlaşma olduğu hâlde, sanki böyle bir anlaşma yokmuş gibi davranarak başkalarını aldatmak.

"Danışıklı dövüş insanların mertlik...

Danışıklı dövüş

Dirlik düzenlik

Bir arada yaşayan, çalışan kimseler arasında iyi geçim, güven, sevgi ve anlaşma hâli.

"Bir aileye önce dirlik ve düzenlik gereklidir."

Dirlik düzenlik

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Üste çıkmak

Suçlu olduğu hâlde suçsuz durumda olduğunu söyleyip karşısındakini suçlamak.

"Bir an önce bu işten kurtulmak için üste çıkmayı başarmalıyım diye geçirdi...

Üste çıkmak