Adam evladı
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
Verdiği sözün gereğini yerine getirmek.
"Demek sözünde duracaksın, iyi."
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
Bir topluluk içinde dirlik düzenlik, iyi geçinme.
Bir topluluk içindeki dirlik düzenlik, iyi geçinme durumu.
Verdiği sözü çok geçmeden yadsıyan, yerine getirmeyen kişinin durumu.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Alt yüzünü üste çevirmek, altını üstüne getirmek.
Karmakarışık duruma getirmek.
Ayrılan değerli bir kişinin yerine değersiz birini getirmek.
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
İyi bir biçime koymak, uygun biçimli bir duruma getirmek.
Gereğini yerine getirmek.
Yok etmek, ortadan kaldırmak.
"O adamın icabına bakarız, merak etme sen."
Verdiği sözü yerine getirmek.
Birinin verdiği öğüde uymak.
"Babanın sözünü tut, zararlı çıkmazsın."
Görevden ayrılan birinin yerine geçmek.
Bulunmayan bir nesnenin yerine kullanılabilmek.
"Emekli olan müdürün yerine geçmek için iki müdür yardımcısı yarışa...