Deyimler
İletişim

"Bereket versin" deyiminin anlamı nedir?

"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.

Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).

"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."

Bereket versin deyimine benzer deyimler

Adam evladı

İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.

Adam evladı

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Al giymedim ki alınayım

Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.

"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."

Al giymedim ki alınayım

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Canını vermek

Hiçbir şey esirgememek.

Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.

Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.

"Vatan uğruna kim can...

Canını vermek

Çiğ yemedim ki karnım ağrısın

"Herhangi bir suç işlemedim ki korku duyayım, işi eksik yapmadım ki olumsuz sonuçtan kaygılanayım" anlamında kullanılır.

Çiğ yemedim ki karnım ağrısın

Gözünü çıkarmak

Zarara uğratmak, bir işi kötü biçimde yapmak, iyi yerine kötüyü seçmek.

"Öyle bir taş attı ki az kalsın kuzunun gözünü çıkaracaktı."

Gözünü çıkarmak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Numara yapmak

Bir hareketi yalandan yapmak, bir şeyi gerçekmiş gibi söyleyerek karşısındakini aldatmak.

"Ona öyle bir numara yapacağım ki şaşkına dönecek."

Numara yapmak

Rest çekmek

Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son sözü söylemek.

Bir oyunda önündeki paranın tümünü ortaya koymak.

"Öyle bir rest çekti ki görmeliydiniz."

Rest çekmek

Sözü bağlamak

Konuştuklarını bir sonuca vardırmak, konuşmayı sonuçlandırmak.

"Sözü bağlamasına az bir zaman kalmıştı ki bir gürültü koptu."

Sözü bağlamak