Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Verdiği sözü çok geçmeden yadsıyan, yerine getirmeyen kişinin durumu.
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Zulmettiği kişinin bedduasını almak.
Birinin bedduasını üstüne çekmek.
"Zalimliğine devam edersen daha çok kişinin ahını alacaksın."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Çok fazla duyma sorunu var.
Uykusu çok ağır.
Kendini verdiği işin dışındaki hiçbir şeyle ilgilenmez.
Sözü edilen bir kimse veya şeyin gerçekte var olmadığını anlatmak için kullanılır.
Adı olmasına karşılık görevini ve etkinliğini yerine getirmeyen, varlığı ile...
Verdiği sözü ne pahasına olursa olsun yerine getiren bir kişi olmak.
"Ona güvenin, o sözünün eri olan birisidir."
Verdiği sözü yerine getirmek.
Birinin verdiği öğüde uymak.
"Babanın sözünü tut, zararlı çıkmazsın."
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."
Görevden ayrılan birinin yerine geçmek.
Bulunmayan bir nesnenin yerine kullanılabilmek.
"Emekli olan müdürün yerine geçmek için iki müdür yardımcısı yarışa...