Akıl hocası
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Kendisinden durmadan çıkar sağlanan, sömürülen, istismar edilen kimse.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.
Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...
Birine iletilmesi kendisinden rica edilen sözü iletmediği ya da birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.
Çıkar sağlamak, kötülük yapmak için fırsat kollayan kimse.
"Fırsat düşkünü insanlardan nefret ederim."
Zamanın gereğine göre tutum ve yön değiştiren, çıkarını gözeten kimse.
Kendisinden o günlerde çok söz edilen.
Sözü edilen bir kimse veya şeyin gerçekte var olmadığını anlatmak için kullanılır.
Adı olmasına karşılık görevini ve etkinliğini yerine getirmeyen, varlığı ile...
Hapse girmek.
Aldatılmak, hile yoluyla kendisinden çıkar sağlanmak, oyuna gelmek.
"Zavallı kafese girmekten kurtulduğunu sanmıştı."
Dirençsiz, güçsüz kimse.
Çok sık hastalanan, sağlıksız kimse.
Üşengeç, bir iş yapmaktan kaçınan.
"Ne nane molla bir adamsın, kalk da biraz çalış."
Kendisinden kurtulunması bir türlü mümkün olmayan, büyük sıkıntı, zarar veren kimse veya şey.
"Başıma püsküllü belâ kesildi bu çocuk."
İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.
Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.
"O eski ev tekin değil...
Kendisinden istenilenleri geri çevirmeyen, kimseyi gücendirmek istemeyen kimse.
"Yumuşak yüzlü olduğum için mi tepeme çıkıyorsunuz?"