Deyimler
İletişim

"Bostan korkuluğu" deyiminin anlamı nedir?

Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.

Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden çekinilmeyen, göstermelik kimse.

"Müdür tam bir bostan korkuluğu, memurlar ne iş yapıyor ne güç."

Bostan korkuluğu deyimine benzer deyimler

A köse, sayılmadık kaç tel sakalın var?

Pek önemsiz olan varlığını, uğraşı alanını, ne denli önemli gösteriyor, ne denli güç başarılır bir iş sayıyorsun.

A köse, sayılmadık kaç tel sakalın var?

Alacağına şahin, vereceğine karga

Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...

Alacağına şahin, vereceğine karga

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Büyük sözüme tövbe!

Bir konuda kesin konuşulduğunda ya da bir başkasının düştüğü kötü dur ama düşmeme iddiasında bulunulduğunda Cenab-ı Allah`tan böyle bir duruma düşürmemesini...

Büyük sözüme tövbe!

Gün almak

Bir iş yapmak için ilgili kişiden gün ayırmasını; belirli bir tarih tespit etmesini istemek, randevu almak.

Yaşını bitirip daha sonraki yılın bir ya da birkaç...

Gün almak

Hangi dağda kurt öldü?

Kendisinden hiç umulmayan, beklenilmeyen bir kimsenin olumlu davranışı görüldüğünde;

"Nasıl oldu da böyle güzel bir iş, bir iyilik yaptı?" anlamında söylenir.

Hangi dağda kurt öldü?

Kedi olalı bir fare tuttu

İlk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir iş yapabildi.

"Temsilcimiz, nihayet kedi olalı bir fare tuttu, yüklü bir iş yakaladı."

Kedi olalı bir fare tuttu

Kolaçan etmek

Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.

"Bir kişi etrafı şöyle bir kolaçan etsin...

Kolaçan etmek

Nane molla

Dirençsiz, güçsüz kimse.

Çok sık hastalanan, sağlıksız kimse.

Üşengeç, bir iş yapmaktan kaçınan.

"Ne nane molla bir adamsın, kalk da biraz çalış."

Nane molla

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli