Alacağına şahin, vereceğine karga
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
Çıkar sağlamak, kötülük yapmak için fırsat kollayan kimse.
"Fırsat düşkünü insanlardan nefret ederim."
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Öç almak, kötülük yapmak için fırsat kollamak; öfkesini gösterir durum almak.
"Bana diş bilediği bakışlarından belli."
Yaşamak için gerekli olanı elde etmek.
"Geçimini sağlamak için hemen her yola başvurdu."
Hesap defterinde, bir kişiye alış veriş için alacağını borcunu kaydetmek üzere bir yer ayırmak.
Bankada, gereğinde çekilmek üzere yatırılan para için işlem...
Sık sık iş değiştirmek.
Çıkar sağlamak için değişik kılıklara girmek.
Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...
Bir kabahat için özür dilerken daha büyük bir kabahat işleyen kimse için söylenir.
Bir şeyi yapmak için uygun şartları elde etmek, fırsat kollamak.
"Punduna getirir getirmez patlattı yumruğunu."
Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.
Çok terlemek.
"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."
Zararı dokunacak, kötülük yapacak bir kimseye ilişmek ya da sataşmak yoluyla fırsat vermek.