Adam olmak
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Hapse girmek.
Aldatılmak, hile yoluyla kendisinden çıkar sağlanmak, oyuna gelmek.
"Zavallı kafese girmekten kurtulduğunu sanmıştı."
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...
Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.
Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...
Başkasının egemenliği altına girmek, tutsak olmak, emir ve baskı altında yaşamak.
"Türk milleti için boyunduruk altına girmek, ölüm demektir."
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...
Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
"Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek.
"Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."
Sık sık iş değiştirmek.
Çıkar sağlamak için değişik kılıklara girmek.
En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.
Çok kurnaz olmak; oyuna getirmek, kendisine iyi davranmayanları bir hile ile yaptıklarına pişman etmek.